AInstein paradoksu
14 Mart, Amerikan sisteminde yazılışı (3/14) nedeniyle Pi günü olarak anılmaya başlandı. Günün başka ilginç özelliği saygıdeğer Einstein’ın doğum günü olması.Tıp Bayramı ile de çakışmasından olsa gerek, Einstein anmaları ve kutlamaları genelde ölüm gününde, hatta haftasında yapılıyor.
Bitmek üzere olan o haftada olmamız nedeniyle, bir çok yerde havai fişek gösterisinden, uzun uzun panellere kadar etkinlikler zinciri düzenlendi. Radikal gazetesi bunlardan birinde ortaya atılan ilginç bir konuyu haber yapmış.
Yeni Bir Einstein
AP kaynaklı habere göre Fizikçiler yeni bir Einstein görme konusunda çok umutlu değillermiş. Ünlü bir fizikçinin Einstein’ın ortaya çıkıp kendisini gölgede bırakmasını isteyebileceğini düşünmek biraz saflık olsa da mantıklı gerekçeler sayılmış. Gereksiz ama ilgimi çeken bir tanesi önceki dahi Newton ile arasındaki farkın bile 200 (bence 152) yıl olduğunu vurguluyor.
Diyelim ki kötü bir tahmin yürüttük ve normalde açılması gereken bu farkın gene 152 yıl olacağını idda ettik. Bu durumda yeni Einstein’ın yaklasık 2107′de ortaya çıkacağı anlamına geliyor. 102 yıl sonra.
Yapay Zeka
Bırakalım gerçek bir deha’yı, yapay bir deha görebilecek miyiz daha ilginç bir konu.
Bu noktada, yakın zamana[ing] kadar hiç yapılmamış, otorite bir testten bahsetmemek olmaz. “Makinanın muhabbetini insanınkinden ayıramama prensibi” üzerine kurulan Turing testi, ne yazık ki gerçek yapay zekayı kolay kolay gösteremeyecek. Bilgisayar kapasitelerinin gelişme hızı ve ortalıkta ben yapay zekayım diye hava atan web uygulamaları düşünülünce bu testi geçebilecek makinanın çok uzaklarda olmadığını düşünmemek elde değil.
Oysa Einstein “Hayalgücü bilgiden daha önemlidir” demiş. Gerçek yapay zeka (GÇY), öğrenmeyi bildiği gibi yaratmayı da bilmeli. Yani düşünce yaratıyormuş numarası yapan bir makine ne kadar ilginç olursa olsun, mühendislik harikası olmaktan ileri gidemeyecek.
Peki bu “gerçek yapay zeka” 102 yıla kadar olur mu? Elbetteki bu sorunun cevabı bende yok. Aslında bu konuda yüksekten atanların şimdiye kadar hep yanıldığı[ing] bilinen bir gerçek.
Buna rağmen “benim neyim eksik” diyerek yüksekten atmak istediğim bir iki konu var.
Olası-lık
Birincisi gerçek yapay zeka imkansız olmadığı. Aksi taktirde ben düşünüyorken bilimsel olmayan bir şeyler yapıyorumdur.
Netekim önsezi ya da hayal gücü denen nanelerin aslında pratik olarak sonsuz görünen bir uzayda tutarlı kısa yolu bulmaktan öte olmadığını görmek için doktor olmaya gerek yok. Bilgisayara şu anda bir formül kümesi verip, ondan olası bütün çıkarımları yapmasını isteyebilirsiniz. Miktarı formül sayısı ile müthiş bir hızda büyüyen çıkarımları tek tek test edip işe yararları ayıklamak ise bilgisayar kapasitesi ne kadar olursa olsun kolay olmayacak. Bu da yapay zekanın anahtarının insanın “yanılabilmesi” olma olasılığını doğuruyor.
AInstein
İkincisi ise GÇY’nın hepimizi işsiz bırakacak olması. Bu makinalar gevezelik etmekten öteye gidecekler. Matrix senaryolarını bırakırsak, dünyanın enerjisini güneşten alıyor olması hepimizin yatış ve bunalım moduna geçmemizi sağlayacak.
Ama dünyanın en ünlü sanatçısı GÇY olamayacak. Yaptığı sanat olmadığı için değil, bir noktadan sonra ayıran faktör sadece rasgelelik olduğu için.
İnsan gibi düşünebilen bir GÇY yarattığımızda, bunun kendisinden daha iyi bir GÇY yaratmasına bir engel yok. Belki de kendini güncelleyecek sadece. Kapasite olarak olmasa bile zeka olarak ilk GÇY’yi yaratmak ile “son” GÇY’yi yaratmak arasında fark olmayacak.
Zekanın bir sınır var mı? Zeka’yı tanımlamadık ama konu “hissedilmiştir” umarım.
İşte AInstein paradoksu…
güzelllllllll beğendim
beğenmemek mumkun değil çok guzel
ainstein ınanılmaz bır deha derım.dunyaya bı daha kolay kolay bı ainstein gelmez ama.yıllar gectıkce yenı nesıl onuda rafa kaldırıır.ama ben we benım gıbıler asla..
erişilmez zeka
bu adam süper bişi yaww…manyax şeler bulmuşşşş……
Ainstain benim elimin kiri etmez .
o haltetmiş. Onun buldukları aslında benim projelerimdi.Benim arkadaşımdı.Hepsini benden çaldı.