Aralık (2004)

Nereye bakıyor bu Google?

Çarşamba, 29 Aralık, 2004

Google’ın geleceği sorgulanan bu ankette okuyucularımızın küreleri ne kadar net gösteriyor onu araştırıyoruz. Lütfen bakıp, aşağıdaki şıklardan uygun bulduğunuzu bgates AT mikrosoft DOT com adresine gönderiniz.

a) Elindeki kozları (işletim sistemi, tarayıcı) sonuna kadar acımasızca kullanabilen, tekel olma aşkıyla yanıp tutuşan Büyük K. , Google’ı da sindirecek[ing] .

b) Google çıkarları çatışmayan diğer internet devleri ile birlik olup kılpayı kurtulacak[ing]

c) Sadeliği (google.com), yaratıcılığı (Google tavsiye), mühendisliği (gmail) ve insanlığa katkılarıyla (Kütüphane, Haberler, Tartışma Grupları) sessiz sedasız bütün interneti ele geçirip, sadece haberleşmenin değil, bilgi işlemin devağ üzerine geçmesini fırsat bilip, büyük küçük bütün K’leri ortadan kaldıracak ve tekel olacak.

d) Hiçbiri.

e) Benim küre burdan iyi çekmiyor.

f) Küre yok top olur mu?

Blade Üçlüsü

Salı, 28 Aralık, 2004

Bir Noel (öncesi) akşamı, Hırıstiyan olmayanların, “sinema ve Çin yemeği” kalıbına uygun olarak Blade’in üçüncü filmine gitme hatasında bulunduk.

İlk ikisini aratmayan hareketlilik ile başlayan film, yapımcıların yeni bir tarz deneme ihtiyacından mıdır bilinmez, gençlik ve sanat filmi iddasındaki uzun ve sıkıcı sahnelerle boğulmuş. Bu durum yapımcılar tarafından da farkedilmiş olsa gerek ki, akranlarına göre oldukça kısa tutma ihtiyacına girmişler.

Karizması sadece sesinde kalan, John Doe yıldızı Dominic Purcell’in “ilk vampir” olarak, şımarık Batmanvari kötü kadının palyaçosu yapılması da, özellikle bir konu nasıl daha bozulabilir şeklinde not edilmelidir.

Taze taze tekrar seyretme fırsatı bulduğum Blade 2′nin kesintisiz hareket ve konu bütünlüğü düşünülünce, çoğu Blade hayranının hayal kırıklığına mahkum edilmesini anlamak mümkün değil. Filme 2 yeni karakter eklenmiş, Blade dahil üç kişi çıkarılmış.

Üçüncü filmlerin başarısızlığı kanunundan olsa gerek…

Temiz bilgisayar hareketi

Pazartesi, 27 Aralık, 2004

Bazı uygulamalar vardır, reklamı gözüne gözüne sokar, gizli gizli bilgi toplar, oraya buraya telefon edip para yazdırır ya da bilgisayara arka kapı açar.

Özellikle gariban “vindovs” kullanıcılarının çok çektiği bu uygulamalardan kurtulmak için temiz bilgisayar hareketi başlamıştır[ing].

Benden söylemesi, /.’dan bildirmesi…

Linuks ne yazık ki Linux diye yazılıyor

Cumartesi, 25 Aralık, 2004

Arkadaşım,

Büyük seslileri uyumlu şekilde “linüks”, ya da Linus Amca’nın dediği gibi “linuks” diye okunan çekirdek (bazen işletim sistemi), linux diye yazılıyor.

Neticede tıpkı Firefox gibi, Linux da Türk alfabesine dahil olmayan bir harf (x) ile belgelere giriyor. Özel isim olmaları nedeniyle bu noktadan sonra yapacak bişey yok sanırım.

Öte yandan “web” kelimesinin, siradan bir isim olmasına rağmen, İngilizce haliyle kullanılıyor olması kimin suçu bilemiyorum.

Microsoft, patentleri ve AB…

Cuma, 24 Aralık, 2004

Groklaw gene iyi yakalamış[ing].

Büyük k. , AB’de kaybettiği tekel davası sırasında, kendini yaptıklarında haklı gösterebilmek için elinde bulundurduğu ve bulunduracağı patentleri öne sürmüş.

Kimse söylememişki adamlara, (henüz) AB’de yazılım patenti diye bişey yok.

Bi de olsaydı?

İslam ve Bilim

Çarşamba, 22 Aralık, 2004

“Geri” kalmışlığımızın sebebini İslam’a bağlayan “aydın” tayfa var ortalarda. Gerçi bir iddaya göre bu uzun zamandır var ya neyse…

Birçok akılda dolaştığını zannettiğim bu düşünce, heralde tutucu zihinlerle dincilerin kesişiminden, ya da Müslüman ülkelerin günümüz dünyasındaki rolünden kaynaklanıyor olsa gerek.

İnananına “çalışmayın”, “gelişmeyin” demeyen bir din nasıl olur da bizi yerimize bağlar, hatta daha aşağı çeker ciddi bir merak konusudur. Bu sorunun cevabı (bende) olmasa da, “çalışın”,”iz bırakın” diyen bir kültürün bilime etkilerini görmek için biraz araştırma yapmanın yeterli olduğunu (ben) bilirim. Görünen o ki, adı geçen kültür, hareketten ışığa, cebir’den referans vermeye bir çok bilimsel kavrama öncülük etmiş.

“İslami bilim : Tarihi Yeniden İnşa Etmek” başlıklı gavurca yazı[ing] ile karşılaşan ben deniz hemen okumaya başladım. Prof. Fuat Sezgin’e, İslami bilimsel geçmişin geri kazanılmasındaki çalışmalarından dolayı övgüler yağdıran yazı ilginç bir de bağlantı[alm] veriyor. Almanca derslerinden tembellik nedeniyle bişey öğrenememişler, balığa danışabilirler[ing].

Zaten sanal müzenin çoğunluğu resim…

Menemen de yayında

Pazartesi, 20 Aralık, 2004

sahandayumurta.com gururla sunar:

Menemen Haber Arama Servisi

http://menemen.sahandayumurta.com/

alt-not: Benim pek bir alakam yok, tamamen Tolga’nın emeği. Bilgiye ulaşımı kolaylaştırdığı için teşekkür ederiz…

Lobi yapmayı öğrendik mi?

Cuma, 17 Aralık, 2004

Fransa’da 250K civarı Ermeni yaşıyormuş. Bir o kadar da Türk olduğu idda ediliyor. Bizim sırf Türkiye’deki nüfusumuz, onların dünya üzerindeki toplam nüfusundan basamak fazla. Bu sayıların bir anlamı var mı? Yok.

Adı soykırımlarla anılan[ing] Fransa meclisinde Ermeni iddalarını kabul etti. Nasıl bir etki altındalarsa artık…

Belki “Türk’ün Türk’ten başka dostu olmaz” sözü bizi eylemsizliğe itiyordur.

Uzun süre öğrenemediğimiz kesin de, Can Dündar’ın öğrendiğimiz konusunda haklı olup olmadığını zaman gösterecek…

Bilgisayar öğrencileri için…

Perşembe, 16 Aralık, 2004

http://www.cs.washington.edu/orgs/student-affairs/cseband/[ing]
Özellikle “Enjoy The Soundness“[mp3][ing]

Ben ve Alan

Pazar, 12 Aralık, 2004

İşte a-i.com’un yapay zekası Alan ile diyaloğumuzun tam metni[ing]