Temmuz (2006)

Ahlak bilgisi

Salı, 25 Temmuz, 2006

AKP hükümeti eğitim sistemimizin en ciddi açığı olan “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” konusunda ciddi atılımlar yapmış:

Son üç yılda okullara toplam 335 Biyoloji; 290 Felsefe; 193 Fizik; 203 Elektrik; 98 Kimya; 2074 Matematik; 761 Müzik öğretmeni tayin edilmiş.

Peki aynı dönemde tayin edilen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni sayısı nedir derseniz söyleyelim:

Tam 5563!

Kocaman bir aferin AKP’ye, ahlak konusunda eksik kaldığımız ortada…

(zmzg’dan…)

Bayanlardan, bayanlara özel araba

Salı, 25 Temmuz, 2006

Volvo’da bir bayan mühendis ve tasarımcı takımı hemcinsleri için “şirin” bir araba yapmış[ing]. Haliyle kaputun açılmasına filan gerek görmemişler.

“Kapıdaki keskin nişancı”

Cumartesi, 15 Temmuz, 2006

Irak’taki ABD askerleri, iyi eğitimli “hayalet” bir keskin nişancı yüzünden dertliymişler[ing].

Sen de mi Emacs?

Cumartesi, 15 Temmuz, 2006

Harvard Square (Cambridge)’de bir köşk[ing] manzarası[ing]

Tabii biz sorunun ne Emacs‘ten ne de “aptal uçbirim”inden kaynaklanmadığını biliyoruz. Kedidir kedi…

Bilinmeyen TV devi

Çarşamba, 5 Temmuz, 2006

Biz biliyoruz da yabancılar pek bilmiyor[ing] (geçen ayki BusinessWeek Vestel yazısı).

ve Süpermen döner

Salı, 4 Temmuz, 2006

Not yazarının aklındaki İskender ağzındaki H2O miktarını arttıra dursun, adam ötesi uzaylı yaratık 5 film yılı aradan sonra memleket ziyaretinden dönmüştür. Fakat aradan geçen bu zamanda uzayda takıldığından yemek yiyememiş, güneş enerjisiyle dolan pilleri de -kapsülü elektromanyetik dalgaları geçirmediğinden- zayıflamasına engel olamamıştır. Bilindiği üzere açlık durumunda önce protein (kaslar) tüketildiğinden ortada çelimsiz ve bira göbekli (birayı nerden bulduğu bilinmez) bir Clark Kent kalmıştır. Üstüne üstlük Kal-el, “yahu bizim zayıf noktamızı bilmeyen kalmadı, acaba bu adamlarda Kriptonit var mıdır” demeden kahramanca olaylara dalma huyunu korumuştur. Bunlar yetmezmiş gibi çift kişiliklilik hastalığı da devam etmektedir. Allah’tan çevredekilerin beyinlerini etkiliyip tanınmasına engel olan teknoloji harikası gözlüğü durmaktadır.

Lex “Kevin Spacey” Luthor, Süpermen mahkemesine gelmedi diye hapisten çıkmış, tekrar ada yapıp satayım kipine girmiştir.

Lois “Cadı” Lane ikinci filmin sonundaki öpücüğün etkisinden kurtulamamış, ezik Clark’ın hayatının aşkı olduğundan habersiz çoluk çocuğa karışmıştır. Böylece ismi geçen aşk da yasak sıfatına güncellenmiştir.

Her karakterin şekil değiştirdiği filmde her ne hikmetse yapımcılar Jor-el’i rahmetli Marlon Brando oynasın diye inat etmişlerdir.

Genel olarak diğerlerine göre göre daha çok “hoş ayrıntı” daha az çelişki içeren film, muhtemelen en güzel Süpermen filmi olarak tarihe geçecektir.