Haziran (2007)

Moore Yasası

Cuma, 22 Haziran, 2007

Son zamanlarda yerli yabancı sanal ortamlarda Moore yasası hakkındaki atıp tutmaların sıklaştığını görünce konuya el atmak gerektiğine karar verdim. Yok efendim bilgisayarların gücü üç ayda on katına çıkarmış, yok altı ayda beşte birine düşermiş, falan da filan da. Ufak atalım da civcivler aç kalmasın.
Buyrun:

Kimdir bu Moore?
Bu konuda tam bir bilgi yoksa da yasada ismi geçen kişinin, yasayı ilk ortaya atan İntel’in kurucularından Gordon Moore olduğu sanılmaktadır. Moore’un öğretmenine göre, kendisi çok çalışkan bir çocukluk geçirmiş ve tarladan karga kovalamaktan tutun da yumurtadan civciv çıkarmaya kadar her türlü dehacık işlerine el atmıştır.

Nedir bu yasa?
Zamanında Gordon Bey bakmış ve görmüş ki yongalardaki transistör sayısı her iki senede bir ikiye katlanmakta (On puanlık uzman sorusu: Her sene kaça katlanmaktadır?). Bilimsel yüzümüz olması ve “hangi yonga?” gibi soruları savuşturabilmek için transistör başına maliyetin en ucuz olduğu süreçte, birim yüzeydeki transistör sayısı (=yoğunluk) diyelim.

Ne bilimseli?
Lakin biz ne kadar bilimsel tanımlamaya çalışırsak çalışalım, yasa fizikten çok ekonomik bir yasadır. Yani tamamen gözleme dayanıp, ilahi adalete tabii değildir. Kimileri rekabet standartlarını tanımladığından elektronik piyasasının sürücü kuvveti olduğunu düşünse de asıl sürücü kuvvetin yasanın popülerleşmeden önceki kuvvetten farklı olduğunu düşünmek, günlük girdilerinde uzun uzun, kasıntı ve anlamsız cümleler kurmaktan farklı değildir.

Hangi güç?
Yasa hiç bir şekilde işlemci gücünü tanımlamaz. Her ne kadar işlemci gücünün (ya da işlem hızının) evrensel bir tanımı mevcut olmasa da, iki çekirdeği bir yongaya sığdırmanız size iki kat güç vermez, nasıl tanımlanırsa tanımlansın.

Son-uç
Sayıların ve tanımların forum ve günlüklerde ukalalık yapmaktan başka hiç bir önemi yoktur. (Zaten 18 ay daha yaklaşık sonuç verir!.)

Moore Yasası özetle yonga üretim yetisinin (dolaylı olarak tasarım karmaşıklığının) zamana göre üstel bir şekilde arttığını ifade eder. Üstelliğin getirdiği kararsızlık yasanın eninde sonunda kırılacağı anlamına gelir. Bu beklenti bir kaç senede bir “çöktü çökecek” kehanetlerini çığırttırmışsa da yasa önüne koyulan engelleri başarıyla aşmaya devam etmiştir. Yazarın oldukça sıkıcı bulduğu yasanın tek ilginç yönü budur.

Devamı bir gün: Hatasız kul olmaz, karmaşıklığın getirisi….

Defter’de işbaşı

Çarşamba, 20 Haziran, 2007

Beş aylık tatilden sonra, affedilmez ihmalimizi sona erdi vaktimiz gelmiş. Duyurulur…

Bu arada, uslanmaz bilim insanı Avaris kendine bir adet site, kişisel ortamının parçası olarak da bir adet günlük yapmış. Her ne kadar iki aylık performansı benden çok iyi olmasa da -şu dakika itibariyle beraberliği yakaladım- ısınmaya başlamasıyla hayalimdeki felsefi ve bilimsel düşünsel dürtüleri gerçekleyeceğine hiç şüphem yok (rınnn rınnn).